İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Blog
  3. Cem Karaca

Cem Karaca

392eccbd81c2738f6de2356e0c5b51e6
4

Türkiye’nin en özgün sesine ve stiline sahip şarkıcılarından, Anadolu rock müziğinin Barış Manço, Erkin Koray ve Fikret Kızılok’la 4 öncüsünden birisi sayılan Cem Karaca.

Cem Karaca Hakkında

Tam adı Muhtar Cem Karaca’dır. Güçlü bir Anadolu rock kültürü yaratmıştır. Annesi Ermeni asıllı tiyatro oyuncusu Toto Karaca, babası Azeri asıllı yine tiyatro oyuncusu Mehmet Karaca’dır. Bu iki sanatçı anne-baba arasında sanatla iç içe büyüdü. Ortaöğrenimini Robert Kolej’de yaptı. Ergenlik çağındayken İzmir’de hoşlandığı kızı etkilemek amacıyla şarkı söylemeye başlamış ve bu başlangıcın ardından devam eden olaylar sonucunda kendisini müzik piyasasının içinde buldu. Sesinin keşfedilmesi ise annesi tarafından olmuştur. İlk dönemlerde “Jaguarlar”, “Dinamitler” gibi gruplarla amatörce çalışmalar yaparak popüler rock’n’roll parçaları söylemeye başladı. Aynı yıllarda tiyatro ile de ilgilenen Cem Karaca çeşitli oyunlarda da görev aldı.

Cem Karaca’nın Gelişimi

Cem Karaca, askerliği sırasında Anadolu’nun ilkokul kitaplarında anlatıldığı gibi olmadığını ayrımsadı. Asker arkadaşının çaldığı bağlama ise onu bambaşka diyarlara taşıdı. Bir zamanlar ilkel ve sıkıcı bulduğu müziğin kendi duygularını dile getirdiğini keşfetti. 1967 yılında Apaşlar grubuna katılarak, “Hürriyet” gazetesinin düzenlediği “Altın Mikrofon” yarışmasında “Emrah” adlı parçasıyla ikinci oldular ve Doğu-Batı müziği sentezinde şarkılar üretmeye çalıştılar. “Resimdeki Gözyaşları” adlı parçayla büyük başarı elde eden Apaşlar’la Batı Almanya’ya gitti ve bu grupla birlikteliği 1969 yılının sonlarına kadar sürdü. Ardından, Apaşlar’ın basçısı Seyhan Karabay ile birlikte “Kardaşlar” grubunu kurdu. Bu sırada yine Almanya’ya giderek Ferdy Klein Orkestrası’yla dört adet 45’lik plak doldurdu. Bu çalışmalarla amacı, maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.

İlk 45’likleri “Dadaloğlu” ile büyük bir başarı kazandılar. 1972’de Seyhan Karabay ile arasındaki tartışmalar nedeniyle Kardaşlar’la yollarını ayırdı. Bu sırada, Anadolu rock’ın güçlü sesi Moğollar’la birleşirken Kardaşlar da Moğollar’la anlaşamayan Ersen Dinleten’i gruplarına aldı.

Karaca, Moğollar’ın dağılmasıyla kariyerinin en önemli dönemini yaşayacağı “Dervişan” grubunu kurdu. “Dervişan”, politik rock’ın yanı sıra “progressive rock”ın Türkiye ile tanışmasında önemli rol oynadı. Aynı zamanda tam anlamıyla ilk stüdyo albümü “Yoksulluk Kader Olamaz”ı bu grupla çıkardı. Dervişan’ın dağılmasından sonra, Edirne’nin ilk ve Aradahan’ın son harflerini sentezleyerek “Edirdahan” adlı grubu kurdu. “Safinaz” adlı uzunçaları, Barış Manço-Kurtalan Ekspresi’nin 1975 yılı albümleri “2023” ile birlikte, Türkiye’nin sayılı senfonik rock albümlerinden biri oldu. Bu albümden sonra Almanya’ya gitti ve 1987’ye kadar bir tür sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldı. Bu dönemdeki çalışmalarında sık sık gurbet acısı gibi temaları işledi. Bu süre içindeki en iyi albümünü olan “Die Kanaken” adlı Almanca albümü çıkardı. Bu çalışmada yabancı düşmanlığı, gurbetçilerin yaşamı gibi konuları işledi. Albümdeki kimi parçaların Türkçelerini sonraki albümlerinde kaydetti. “Die Kanaken” albümünün arka kapağında kendisiyle ilgili olarak şunlar yazılıydı:

      “Cem Karaca, ülkesi olan Türkiye’de bir rock yıldızı. Ülkesinde elliye yakın 45’lik ve LP yayınlayan Karaca’nın parçalarının çoğu sosyal içerikli sözlere sahip. 1981’in Ocak ayında Almanya’dayken son albümü yüzünden ülkesinde aranmaya başladı. Bunun üzerine Karaca, ülkesine geri dönmedi. Mallarına el konan şarkıcı 200 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 1983’te de darbeci generaller onu Türk vatandaşlığından attılar. Almanya’da daha çok Nâzım Hikmet’in şiirlerini seslendirmesiyle tanınan Karaca, ilk olarak 1983’ün başlarında Almanca sözlerle ve Doğu-Batı sentezinden oluşan bir müzikle seyirci önüne çıktı. Amacı Türkiye’de olan biteni anlatmak değil, burada olup bitenleri anlatmak ve Alman-Türk ilişkilerini düzeltmeye çalışmak.”

Cem Karaca’nın Çalışmaları

Cem Karaca, ülkesine yeniden döndükten sonra ilk albümü “Merhaba Gençler Ve Her Zaman Genç Kalanlar”ı 1987 yılında, eski arkadaşı Cahit Berkay’la birlikte yaptı. Karaca; 1999 yılında Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Ahmet Güvenç ve Uğur Dikmen’in desteğiyle “Bindik Bir Alamete…” adlı albümünü çıkardı. Son albümü de sayılabilecek olan bu çalışma eski günlerin gürül gürül Cem Karaca’sının yeniden geri döndüğü başarılı bir çalışmadır. “Kahpe Bizans” filmi için üç parça kaydederek, filmde küçük bir rol de aldı. 2000’li yıllarda çeşitli şiir çalışmaları da yaptı. Barış Manço’nun efsanevi grubu Kurtalan Ekspres’iyle birleşerek konserler verdi. Son olarak Yol Arkadaşları grubuyla sahneye çıkan ve bu grupla son albümü “Hayvan Terli” ve Murathan Mungan albümündeki “Göç Yolları” adlı şarkıyı kaydeden Cem Karaca, kimi televizyon dizilerinde de görev almıştı.

Cem Karaca,  8 Şubat 2004 tarihinde vefat etti. Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.

Cem Karaca’nın Kitapları

Gazal (Eşi İlkim ve oğlu Mehmet Emrah Karaca tarafından derlenen şiirleri, 2002), Döndümse Vatanıma Döndüm adında bir kitabı daha vardır.

Cem Karaca’nın En Sevdiğim Şarkıları Ve Son Sözleri

İşte Geldik Gidiyoruz
Ceviz Ağacı
Tamirci Çırağı
Odam Kireç Tutmuyor
Deniz Üstü Köpürür
Islak Islak
Bu Son Olsun

   Ve daha niceleri...
   Şimdi sizleri Cem Karaca'nın ölmeden bir kaç gün önce eşine bıraktığı son sözleriyle baş başa bırakıyorum...

  "Canım benim, İlkimim, ben çok yakında öleceğim. Hissetmek değil bu, biliyorum. Hoşça kal, hoşça yaşa ve beni, sana rağmen unut. Ya da unutma ama sana son iki lafım şudur; hayat her şeye rağmen güzeldir, seni bu dünyada çok sevdim." 

Diğer Makalem İçin TIKLAYINIZ.

Yorum Yap

Yorum Yap